ANASAYFA

KİTAPLAR

DOSYALAR

Z. DEFTERİ

İLETİŞİM
Arama
Üye Girişi
Üye Olmak İçin Tıklayınız!
Direnmek, başlangıçta sonda olduğundan daha kolaydır... Leonardo Da Vinci


Berna Akpınar

Çocuk Yetiştirme Tutumumuz Ne Olmalı?
02.03.2010 20:29
Türk kültürünün en önemli değerlerinden biri ailedir. Çekirdek ve Geniş Aile olmak üzere iki tip aile vardır. Bizim üzerinde duracağımız “Anne, Baba ve Çocuk” tan oluşan Çekirdek Aile’dir. İşte bu küçük yapılar kocaman bir toplumun yapıtaşlarını oluşturur. Çocuk Ailenin en önemli bireyidir. Çünkü çocuk bir döngü içerisinde ailenin değişik fertleri haline gelmeye başlar ve rolleri değişir. Önce baba sonra amca ve daha sonra dede gibi farklı roller edinebilir. Sağlıklı bir topluma sahip olabilmek için çocuğumuzun iyi bir birey olmasına katkıda bulunmamız gerekir.

Biz çocuklarımızı yetiştirirken genelde kendi ailemizden ya da yakınlarımızdan öğrendiğimiz, doğru ve yararlı olduğunu düşündüğümüz yöntemleri kullanmaya çalışırız. Fakat bu yöntemler kulaktan dolma bilgiler olduğu için genel de hiç bir bilimsel nitelik taşımamaktadır. Bu bilgilerle çocuk yetiştirmek aslında çok sakıncalıdır.

Tabii ki çocuklarımıza örf ve adetlerimiz ile kültürel değerlerimizi öğretmeliyiz fakat bunlardan önce çocuklara yaklaşım tarzımızı yani onları “Yetiştirme Tutumlarımızı” belirlemeliyiz! Toplumumuza sağlıklı bireyler kazandırıyor musunuz? Bu sorunun cevabını verebilmek için işe çocuklarımızı nasıl yetiştirdiğimizi sorgulayarak başlamalıyız!

Öncelikle hepimiz çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine geçmiş bireyleriz. Fakat çocukken şimdiki gibi yaptığımız davranışların sonuçlarını değerlendirecek olgunluğa sahip değildik. Bir çoğumuz tıpkı şu anda çocuklarımızın yaptığı gibi sorumsuzca davranmış hatta anne babamızı çileden çıkarmıştık ya da hiç olumsuz davranış göstermemiş fakat anne-babamızdan hep korkmuş ve onlarla mesafeli bir ilişki içerisinde olmuştuk.

Çocuklarımızın davranışlarını, geçmeleri gereken bir gelişimsel dönemin gerektirdikleri ve getirdikleri olarak görebilirsek onları daha iyi anlayabiliriz.

Çocuğu sadece aile içerisinde uyumlu bir birey olarak değil kendine özgüveni olan ve toplum içinde ayrı bir kimliği olan bir birey olarak yetiştirmek çocuğumuza karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ona göstereceğimiz doğru tutum ile bunu başarabiliriz. Bu tutum, “Demokratik Tutum” olmalı çünkü böyle bir tutum içerisinde olan ailelerin çocukları geleceğin; kendine güvenen, sorumluluklarını bilen, toplumsal uyumu yüksek olan, kendini geliştiren ve başarılı yetişkinleri olacaklardır!

Demokratik Tutum’da her zaman çocuk, düşüncelerini özgürce ifade etme ve alınan kararlara katılma hakkına sahiptir. Bu aileler çocuklarının ‘farklı/kendilerine özgü’ bireyler olduğunun farkındadırlar ve bu şekilde davranarak ona saygı gösterirler. Ayrıca onlara karşı sevecen ve ilgilidirler. Her zaman yaptıkları olumlu davranışlarını takdir eder, olumsuz davranışlarının hoş olmadığını mantıklı bir şekilde açıklamaya çalışırlar. Bu tutum içerisindeki aileler tutarlı ve istikrarlı bir şekilde beraberce koydukları kurallara çocuğun uymasını isterler ve bu kuralların mantıklı açıklamalarını dile getirirler. Çocuk eğer kurala uymadıysa bunun sonucunu önceden bilir. Bu tutumda ceza, fiziksel değil çocuğun arzuladığı herhangi bir şeyden geçici bir süre mahrum etmedir. Böylece çocuk yapacağı davranışı kendisi seçmiş olur. Çocuk için bu durumda hiç bir belirsizlik yoktur. Kendi hür iradesi ile kararlarını verir.

Bu aileler çocuklarını tamamen serbest bırakmıyor tam tersine belirledikleri kurallar ve çerçeveler içerisinde çocuklarının özgürce hareket etmelerini sağlıyorlar. Böylece çocuklarını dayatma, zorlama ve baskı ile yetiştirmemiş ve gerektiğinde hep yanında olmuş bu aileler; topluma yararlı ve kendi ayakları üzerinde durabilen, yaptığı davranışların sonuçlarına göğüs gerebilen, duyarlı, nitelikli ve mantıklı bireyler yetiştirmiş olacaklardır.

Çocuklarımızı aslında bir “Uçan Balon”a benzetebiliriz. Onları önce şişirerek büyümesini izliyor fakat tamamen şişene, olgunlaşana kadar sımsıkı kavrıyoruz. Tam istediğimiz bir boyuta geldiğinde ise artık onu kendimize bir iple bağlayarak uçmasına izin veriyor fakat fazla uzağa uçmasın diye hep kontrol ediyoruz. Yine de o bir süre sonra elimizde durmak istemiyor ve bir rüzgar onu alıp uçuruyor. Belki güzel, aydınlık ve masmavi bir semaya belki de kasvetli, gri ve yağmurlu bir gökyüzüne gidiyorlar.

Mavi semalara uçan Uçan Balonlar uçurmak dilekleriyle...

Psk. Berna Akpınar
bernaakpinar@gmail.com

Bu yazı toplam 3243 defa okunmuştur.




Yazarlar
Doğan Cüceloğlu
Pınar Çelebi
Psk.Olcay Tüzün
Nejat Çetinok
Oktay Şenol
Uçan Balon
Şubelerimiz
İnteraktif
Faydalı Linkler
RSS


www.ucanbalon.com.tr © 2008 Bütün hakları Uçan Balon Çocukevi'ne aittir.   Tasarım ve Programlama = 1Turk İnternet Hizmetleri